Sınavlar Yaklaşırken Dikkatli Olalım.

SINAVLAR YAKLAŞIRKEN DİKKATLİ OLALIM…

Üniversiteye giriş sınavının ve diğer sınavların yaklaştığı şu günlerde sınav stresi çocukları aylar, hatta yıllar öncesinden sarmaya başlıyor. Sınava kısa bir süre kala bir de üzerine ailelerin kaygı ve endişe dolu tutumları çocukları çok daha fazla olumsuz etkiliyor. Ailelerin çocuklarını dinlemesi, anlaması ve anladığını göstermesi oldukça önem taşıyor. Çünkü gençler, zorlu süreçlerinde en çok ailelerinin desteğine ihtiyaç duyuyor. Anne babalara sınav öncesinde önemli önerilerde bulunmak istiyoruz. “Bugüne dek bazı anlaşmazlıklar yaşadıysanız da, çocuğunuzla aranızda onarılmaz yaralar açılmaması ve sınav kaygısını azaltması için ona değerli olduğunu dile getirmelisiniz ve ona değerli olduğunu hissettirmelisiniz..

 

Çocuğun değeri sınav sonucuyla ölçülemez

Sınav öncesinde ve sonrasında çocuğunuza sizin için çok değerli olduğunu hissettirin. Onun gözünüzdeki değerinin sınav sonucuyla ölçülemeyeceğini ifade edin. Çocuğunuzla konuşarak her sonuca alternatifleri göz önünde bulunduracağınızı söyleyin. Bütün sınavların geçici; çocuğunuzla ilişkinizin kalıcı olduğunu unutmayın.

 

Zorunluluk içeren ifadelerden kaçının

Çocuğunuza; “matematikten full çekmelisin, en fazla üç yanlış yapmalısın, bu yıl mutlaka bir yere yerleşmelisin” şeklinde zorunluluk içeren cümleler kullanmayın. Bu, öğrencinin kaygılanmasına neden olur, motivasyondan uzaklaştırır.

 

Yarına değil, bugüne odaklanın

Çocuğunuzun iyi bir geleceğe sahip olması için üniversitenin şart olduğunu düşünseniz de kaygınızı azaltın. Yaşadığınız kaygıyı yansıtmanız, çocuğun sınav stresini artırabilir. Çocuğunuzun yarın ne yapacağı, ne kadar ders çalışacağı konusundan çok, bugün ne yaptığına odaklanın. Bu hem sizin sınav sonucunun ne olacağına ilişkin yoğun kaygınızı engeller hem de çocuğunuzun kaygılarını azaltır.

 

 

Çocuğun zekasını sınavla ölçmeyin

“Sen çok akıllı çocuksun, kesin çok yüksek puan alacaksın” türü söylemler oldukça tehlikeli. Çocuğunuzun yapabilecekleriyle beklentilerinizin uyumlu olması onun da kaygısını azaltmasına yardımcı olacağından abartılı cümlelerden kaçının. Çocuğunuzun heyecanı, gelecek kaygısı, sınava gireceği mekanın fiziki şartları, gece uykusu, sağlık durumu gibi diğer etkenler de sınav anındaki performansına etki edebileceğinden çocuğunuzun zekasını sınavla ölçmeyin.

 

Motivasyonunu artıracak aktiviteler planlayın

Sınav sürecinde stresi azaltacak atkivitelerde bulunun. Çocuğunuzun motivasyonunu artırmak ve kaygısını azaltmak için beraberce enerjinizi yükseltecek etkinlikler yapın. Bunaldığında, gergin ya da umutsuz olduğunda açık havada kısa bir gezinti yapmanız, onun isteği doğrultusunda bir gün geçirmeniz faydalı olacaktır.

 

Baskı yapmayın

Sınava sayılı günler kala çalışması için zorlamayın. Eğitim hayatı boyunca ders çalışma sorumluluğunu kendisinin almasına yardımcı olun. ‘Ders çalış’ yerine; “Nasıl daha verimli çalışmana yardımcı olabiliriz, bizden bir isteğin var mı, yardıma ihtiyacın olduğu ya da beraber yapmayı istediğin bir şey var mı?” gibi olumlu yaklaşımlarda bulunun. Bu bilinci aşıladıktan sonra ne zaman ve ne kadar ders çalışacağına kendisinin karar vermesine izin verin.

 

Söz ve davranışlarınız farklı olmasın

Çocuğa karşı vücut diliniz ve söylemlerinizin uyum içinde olmalı. “Sınav bizim için önemli değil, önemli olan senin elinden geleni yapıyor olman” mesajı verirken, deneme testlerinde yüksek puan aldığında ödüllendirici olmak, düşük puan aldığında ise üzgün, kızgın, cezalandırıcı bir tutumda bulunmak sözleriniz ve davranışlarınızın farklı şeyler ifade ettiğini gösterir. Çocuk buradaki ikilemi anlayarak daha çok beden diline dikkat eder, bu nedenle beden dilinizin, ses tonunuzun ve davranışlarınızın örtüşür olmasına özen gösterin.

 

Yapıcı olun

Kalabalık içinde, akraba ya da arkadaş ortamında olası sınav sonucuna dair olumsuz konuşmalar, çocuğun kaygısını artırır ve çalışma şevkini kırar. Motivasyonunu yükseltmek için söylenen “Bu çalışmayla kazanamazsın, bizim senden umudumuz kalmadı” gibi ifadeler, motivasyonunu azaltmak, onu ümitsizliğe sürüklemek,sizin ona destek vermediğinizi, güvenmediğinizi düşünmekten başka bir şeye yaramaz. Aksine özgüvenini azaltır, kendini başarısız görerek kaygısını artırır. Bu nedenle çocuğunuza cesaretlendirici konuşmalar yaparak, alternatif çözümler üretebilmesi için her zaman yol gösterici görevde olduğunuzu hatırlatın.

 

Yetersiz hissettirmeyin

Kıyaslama yapmak çocuğun motivasyonu artırmaz, kendisinin diğer akranlarına göre daha yetersiz olduğu düşüncesine yol açar, güvenini azaltır. Bu nedenle her çocuğun ayrı bir kişilik olduğunu unutmayın. Çocuğunuzu yalnızca kendisiyle kıyaslayabilirsiniz. Gözlemlediğiniz değişimleri, önceki ve şimdiki davranış tarzlarıyla karşılaştırarak vurgu yapmak istediğiniz noktaya dikkat çekebilirsiniz.

 

Sınav bir ‘son’ değil

Çocuğunuza sınavın bir son olmadığını, sadece gelecekte yapacağı mesleği edinme yolunda atılan bir adım olduğunu belirtmeye özen gösterin. Sizin için önemli olanın sınav sonucundan çok, onun elinden geleni yapması olduğunu anlamasını sağlayın. Başarılı olsa da olmasa da, onu hep seveceğinizi, sizin için değerli olduğunu ve her zaman önemseyeceğinizi hatırlatın.

 

Kendinizi unutmayın

Sınava hazırlık döneminde bazı aileler kendi hayatlarını unutarak çocuğuyla birlikte kendini sınav sürecine adıyor. Kimi işten ayrılıyor kimi öğretmenlerle her gün çocuğunun durumu hakkında konuşmaya çalışıyor, kimi de önemli bir işleri olmadıkça eve kapanıyor. Oysa anne-babaların da kendi hayatını unutmaması gerekiyor. Bu tutum ebeveynlerin kendine verdiği zarar kadar çocuğu da olumsuz etkileyebilir. Olası bir başarısızlık durumunda, çocuk kendisini suçlu hissedebilir.

Bilyön Koleji

2007 yılından beri eğitim öğretim hayatında varolan Bilyön Koleji, öğrencilerine verdiği değer ve her zaman ön planda tutmuş olduğu eğitim kalitesiyle diğer okulların önüne geçmektedir.

Bilyön Ofis

Tuna Mahallesi 5500/3 Sokak

N0.14/A Çamdibi

Bornova / İZMİR

0(232) 237 0 444
Copyright © 2019 - İzmir Bilyön Koleji Resim/Bilgi Paylaşımı Yapılamaz - Tüm Hakları Saklıdır.